Ukrayna Hafif Çelik Yatakhane

Filed Under: Çelik Duvarlar    by: Melik Tonguç OKUMUŞ
264253 208927885818584 100001041234596 689722 6488140 n 300x110 Ukrayna Hafif Çelik Yatakhane

Ukrayna Hafif Çelik Yatakhane

Hafif Çelik Yapı Sistemi ile Hızlı ve Kalıcı Konutlar

Filed Under: Çelik Duvarlar    by: Melik Tonguç OKUMUŞ

Deprem ülkesi için ideal sistem hafif çelik.

Hafif  Çelik ile bina ağırlıkları 10 kata kadar azalıyor. Esnek bina tekneği ile hafif çelik bina asla yıkılmıyor.

Evim G%C3%BCvenli Evim 1 Hafif Çelik Yapı Sistemi ile Hızlı ve Kalıcı Konutlar

Ulus olarak doğal afetlerde büyük bedeller ödedik

Bu acı kaderimiz değil, deprem değil binalar öldürür. Hafif Çelik ile Van’da, Ağrı’da, Erzurum’da deprem coğrafyası ülkemiz her yerinde kendi tasarımız sistemimiz ile Hafif Çelik Yapılar yapıyoruz.

DSC00385 300x126 Hafif Çelik Yapı Sistemi ile Hızlı ve Kalıcı Konutlar

Çelik Okul

Ağrı da yeni tamamladık Erzurum ve Van’da başlıyoruz.

Hafif çelik okullarda yeni bir jenerasyon yetişiyor.

Hafif %C3%87elik Villa 300x180 Hafif Çelik Yapı Sistemi ile Hızlı ve Kalıcı Konutlar

Hafif Çelik Villa

Hafif Çelik Villa İnşa ediyoruz.

Depreme dayanıklı hızlı ve uzun ömürlü yapılar inşa ediyoruz.

Yüzlerce proje arasından hayalinide ki evi seçin.

logo 300x30 Hafif Çelik Yapı Sistemi ile Hızlı ve Kalıcı Konutlar

Villa Proje

www.villaproje.net

 Çelik yapılar denetimsizlik ve bina kalitesi sorunlarına karşı ideal bir çözüm

Van’da yaşanan son depremlerden sonra teknolojik bir yapı sistemi olan çelik yapılara dikkat çekti. Hafif çelik yapı sisteminin deprem ülkesi olan Türkiye için vazgeçilmez.

Çelik yapılar denetimsizlik ve bina kalitesi sorunlarına karşı ideal bir çözüm

Hafif çelik yapı sisteminin deprem ülkesi olan Türkiye için vazgeçilmezdir.
Neredeyse tamamı deprem kuşağında yer alan Türkiye için bina kalitesinin en önemli ayağını depreme dayanıklılığın oluşturur, tüm gelişmiş ülkelerde ve özellikle bu ülkelerden Japonya gibi deprem kuşağında olanlarda çelik konstrüksiyondan oluşan taşıyıcı sisteme sahip binaların toplam bina stoku içinde önemli bir paya sahiptir.  “Bunun için dünyanın en önemli çelik üreticilerinden biri olan ülkemizde de çelik yapıların daha sıklıkla kullanılması gerektiğini yıllardır sık sık dile getiriyoruz”

Depo, hangar ve sanayi yapıları dışındaki yapılarda çelik kullanımının kısa bir zaman önce başladığı Türkiye’de çelik kullanım oranlarının çok düşük seviyededir oysa İngiltere, İskandinav ülkeleri, Fransa ve Almanya gibi gelişmiş ülkelerde çelik kullanımının oldukça yaygındır. “Hâlbuki çeliğin emniyet gerilmesinin yüksekliği sayesinde depreme en iyi karşılık veren malzeme olduğu gerçeği dikkate alındığında Türkiye’de inşaat sektöründe çelik kullanımı isabetli bir tercih olacaktır. Çünkü çelik, ahşaptan 21, betonarmeden 10 kat daha esnektir. Her türlü zemine uygun olduğu gibi deprem güvenliği açısından risk taşıyan zemine sahip bölgeler için vazgeçilmezdir. Hafiftir, özgül ağırlığı taşıdığı yüke oranla küçüktür. Yüzde 100 geri dönüşümlüdür. Tüm bu özellikler çeliğin sağlamlığını tartışılmaz kılar. Dolayısıyla çelik yapı sistemi kullanılarak üretilen yaşam alanlarının önemi göz ardı edilemez. Bu nedenle çelik yapıya daha fazla önem verilmeli, hatta teşvik edilmelidir”.

 

Bina üretiminin en önemli bölümü fabrikada tamamlanıyor

Çelik yapıların ön üretimli bir yapı sistemi olduğundan bir sanayi ürünü niteliğindedir, bina üretiminin en önemli bölümünün fabrikada tamamlanır.

“Ana taşıyıcıda kullanılan ve hem taşıyıcı hem de duvar olarak sistemde yerini alan malzemeler tamamen galvanizli yapı çeliği levhalarından üretiliyor. Buna göre proje ve statik hesap süreci de bu sistem için özel olarak geliştirilmiş yazılımlar sayesinde tamamen teknolojik olarak ve hızlı bir şekilde gerçekleştiriliyor. Fabrikada teknik uzmanların gözetiminde, mühendisliğin öne çıktığı ve bu sistem için özel olarak tasarlanmış tamamen otomatik makinalarda yapılan üretimler sayesinde de hatalar neredeyse sıfırlanıyor. Dolayısıyla bugün karşımıza sorun olarak çıkan standart yoksunluğu, denetimsizlik problemi ortadan kalkıyor. Özetle ön üretim size binanın taşıyıcı sisteminde kullandığınız malzemenin kalitesini ve malzemenin nasıl işlendiğini tamamen kontrol edebilmenizi sağlıyor. Binanın şantiyedeki üretim sürecine ise sadece montaj ile devam ediliyor. Montaj süreci ise fabrikadan giden parçaların birleştirilmesinden ibaret oluyor ve şantiyede herhangi bir kişinin inisiyatif kullanma şansı ortadan kalkıyor.”

Çelik yapıda deprem anında evden çıkılmamasını öğütleyebiliyoruz

Hafif çelik sistemde kullanılan tüm malzemelerin hafif olması sayesinde binanın yükünün de oldukça azdır, bu sayede her türlü zemine uygun kolay çözümler geliştirilebiir, “Böylece biz de çelik sistem ile üretilmiş binalarda yaşayan insanlarımıza tıpkı Japonya’da olduğu gibi deprem anında evlerinden çıkmamalarını öğütleyebiliyoruz. Çünkü evler o zaman çok daha güvenli hale geliyor. Özetle; çelik yapılar, sistem doğru çözümlendiğinde konforlu, estetik, yüksek ses ve ısı izolasyonlarına sahip, yangın dayanımı yüksek olan, depreme karşı güvenli, klasik yapı sistemlerine göre çok daha kısa sürede tamamlanabilen, geri dönüşümlü malzemeler kullanılarak üretilmiş, sözleşme anında teslim süresi ve bina bedeli sabitlenmiş, ön üretimli ve teknolojik altyapısı ile ölçülebilir değerlerde üretilen bir sanayi ürünü olan ve böylece şantiyedeki kurulum aşamasında hata ihtimalini ortadan kaldıran yapılardır” diye konuştu.

 

 

Çelik yapılar ile afetten sonra hızla yaşama dönmek mümkün

Çelik yapıların üretim ve kurulumunun hızla yapılabildiğine işaret edildi, bu nedenle çelik yapıların üretim ve kurulum hızı ile özellikle afetler sonrasında afet bölgesinin yeniden yaşama dönmesine de büyük katkı sunabildi “Fabrikadaki üretim hatlarında yapılan hızlı üretimin ardından şantiyeye sevk edilen bina tamamen vida ve cıvata bağlantıları ile hızla kurulabiliyor. Özellikle inşaat sezonunun çok kısa olduğu bölgelerde güvenli, kaliteli ve en önemlisi de klasik yapı sistemlerine göre çok daha hızlı inşa edilebilen bir sistem olarak öne çıkıyor. Tüm süreçler iklim koşullarından bağımsız olarak yürütülebiliyor. Ağır kış koşullarında ya da yazın ortasında iklimden bağımsız olarak kurulumlar gerçekleştirilebiliyor. Bu şekilde kısa sürede üretilip uygulandığı için zamandan tasarruf sağlarken acil çözümler için de ideal bir sistem olarak dikkat çekiyor. Buna göre projesi hazırlanmış ve tüm izinleri alınmış bir konut, bir ay gibi bir süre içinde tamamlanabiliyor”

 

 

Kentsel dönüşüme hafif çelik yapı önerisi

Hafif çelik yapı sisteminin deprem ülkesi olan Türkiye için vazgeçilmezdir.

“Son yıllarda kentsel dönüşüm çerçevesinde çıkarılan kanunlar ile mevcut fiziksel durumun ve çevre görüntüsünün geliştirilmesi, güzelleştirilmesi ve daha sağlıklı bir yerleşim düzeni sağlanması ile kentsel yaşam düzeyinin yükseltilmesinin hedeflendiğini biliyoruz. Kentsel dönüşüm sürecinde, belirlenen amaçlara uygun yapı sistemlerinin kullanılmasının da bir zorunluluk olduğu çok açık. İşte bu nedenle gelişmiş ülkelerin çoğunda yüksek oranlarda kullanılan hafif çelik yapı sisteminin, neredeyse tamamı deprem kuşağında yer alan Türkiye için de vazgeçilmez olduğunu kabul etmek gerekiyor. Çünkü hafif çelik yapı sistemi hatayı minimum seviyeye indiren ön üretimi ve hafif çelik konstrüksiyonu sayesinde teknolojinin ve güvenliğin öne çıktığı bir yapı sistemi olarak alternatiflerinden ayrılıyor.

 

Hafif çelik yapı sistemi depreme dayanıklılığının yanında kentsel dönüşüm ile hedeflenen estetik ve çevreye duyarlılık konusunda da farkını ortaya koyuyor. Az katlı yapılar ile sokaklarında gökyüzünün görülebildiği estetik, konforlu yaşam alanlarının oluşturulabildiği hafif çelik yapı sistemi, alternatifleri ile kıyaslanamayacak kadar kısa sürelerde inşa edilebildiğinden dönüşümün hızla gerçekleşmesini sağlayabiliyor. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere gelişmiş pek çok ülkede şehir merkezine yakın ama şehrin dışında müstakil ve az katlı olarak konumlandırılmış benzer yaşam alanlarını gözlemliyoruz.”

 

Tasarımında, anahtar teslim tüm detaylarına hafif çelik yapı sistemi ile konut yapıyoruz.

TURUNCU EV

Filed Under: Çelik Duvarlar    by: Melik Tonguç OKUMUŞ

YER: Bilkent, Ankara
MİMARİ PROJE: YAZGAN Tasarım Mimarlık İnşaat Ticaret
STATİK PROJE: PROTA Mühendislik
GENEL YÜKLENİCİ: GALİP PROJE İnşaat
PROJE SAHİBİ: ISABEL KNAUF, PETER REDECKE, Ankara

Turuncu Ev, Ankara Bilkent’te, oldukça dik eğimli, ODTÜ ormanı ve kent manzarasına hakim bir çift parselde konumlanan 3 katlı, 1050 m2kapalı alana sahip bir villa projesidir. Villanın taşıyıcı sistemi çeliktir. Proje, işverenin başlangıçta verdiği programın üzerine “tasarımın ve konstrüksiyonun programının yazılmasıyla” şekillenmiştir. Tasarımın ve konstrüksiyonun programının yazılmasına “ilişki tasarımı” ya da “tasarım eyleminin tasarımı” da denebilir. Bina tasarımı sonlanmadan önce, strüktürel organizasyonun, yapı malzemelerinin, program elemanlarının, İşverenin taleplerinin, büyüklüklerin, arazinin, Ankara ikliminin ve habitatının, yapı standartlarının, projeye katılan tüm mimar ve mühendislerin ve daha bir çok girdinin aralarındaki esnek ilişkilerin kurulmasının tasarımıdır. Amaç, tüm tasarım, üretim ve inşa süreçlerinde paylaşılabilir, net ilişkilendirilmiş, esnek, özgürleştirici, sistematik ve berrak bir mimari proje sürecinin oluşturulmasıdır. Tasarım, bu anlayışla yapıya doğru giden yolun sistematiğini kurmaktadır. Sistematik kurgu aynı zamanda binaya mimari dilini de verir. Binaya esnek-sistematik bir süreçten geçilerek varılır. İşveren’e binadan önce “ilişki tasarımının” sunulması ve kabul ettirilmesi, esnek bir süreç izlenebileceğinin garantisi olmuş, sonuç ürün baştan belirlenmiş bir katılık içine hapsolmadan, binanın süreçte birlikte şekillendirileceği ve başlangıç fikrinin bozulmayacağı, farklı katmanların bu sistematiğe yeni ilişkilerle girebileceği, İşveren’in sürece dahil edileceği diyagramlarla gösterilmiştir. Eklemlenme bazlı “ilişki tasarımı” sadece programlar ve strüktür arasında değil, aynı zamanda çizimle mimar, mimarla işveren ve işverenle çizim arasında da kurulmuş oldu. Ayrıca, inşaat sürecinde şantiyedeki ekibe de yol gösterici sistematikler belirlenmiş oldu. Hatta kurulan ilişki inşaatı bazı hataları da absorbe etmeye yaradı.
Buna göre; her birim (oda) ayrıştırıldı, ayrı birer bina gibi ele alındı, otonomisi sağlandı, ihtiyaca göre boyutlandırıldı. Örneğin mevcut bir İran halısı, yemek odasının boyutunu ve şeklini belirledi. Konstrüktif sistem de 2. boyutlandırıcı olarak belirleyici oldu, Ayrıca, tüm birimlerin çelik strüktürü 600mmx600mm’lik bir gride oturtuldu, böylece hesapta ve üretimde bir sistematiklik kazanıldı, optimizasyon yapıldı. Birimler arası ilişkiyi kuran sirkülasyon alanında ise esneklik bir boyutlandırma öngörüldü. Bu şekilde bina esnek-sistematik bir yapı kazandı. İç-dış ilişkisi birimler arasına zeminden tavan kadar yüksek camlarla kuruldu. Böylece manzarayla farklı yönlerden sürekli bir ilişki sağlanmış oldu. Cephede aquapanel sistemi kullanıldı, içeride de çift cidar yaratılarak, şaft, kapı, niş, yağmur iniş borusu, dolaplar, vb. yapıda yerlerini buldu. Çift cidar fikri evde bir avantaja dönüştürülmüş ve duruma göre evin dış duvarlarının kalınlıkları farklılaştırılmıştır. Ana şaftın geçtiği yerde 960 mm. e kadar genişlemiş, diğer kısımda derin niş yapılmış, sadece duvar olduğu durumda da 240 mm. de tutulmuştur. Duvarlar bu şekilde boyutlandırılıp programlandırılırken, 220 mm. çaplı dairesel çelik kolonlar, her birimin içinde duvarla eşit mesafede ve görünür bir şekilde duvardan kopartılarak yerleştirilmiştir. Cephe de, renk kullanımı, yatay bantların aralığı, çevre girdileri, pencerelerin fugalara denk getirilmesi gibi referanslarla oluşturuldu. Bunların yanı sıra, tüm birimleri toparlayıcı 5 metreyi aşan konsollarla uzayan, uç kısımlarında inceltilmiş bir çatı ve birimlere zeminde fon oluşturacak, evden paslanmaz çelik bir merdivenle direk içine girilebilecek, birimlerin aralarındaki boşluğu dolduran bir havuz da evin farklı parçalarını bir araya getirmiştir.
Turuncu Evde yapı sisteminin özgün yanı; yapıyı oluşturan elemanların bir araya getiriliş biçimindedir. Mimar burada esnek-sistematik ilişkiler tasarlamış, bu ilişki biçimi tüm süreci yönlendirmiş ve tüm yapı elemanlarının birlikte şekillenmesini sağlamıştır.

Depreme Önlem İçin Çelik Konstrüksiyonlu Ev

Filed Under: Çelik Duvarlar    by: Melik Tonguç OKUMUŞ

Konya’nın Akşehir İlçesi’nde 2 katlı ev yaptırmayı planlayan Ahmet Ünal, geçen ay Van’da depremin meydana gelmesi ve çoğu binanın yıkılması üzerine evini Çelikkonstrüksiyonlu olarak yaptırdı.

Konya’nın Akşehir İlçesi’nde 2 katlı ev yaptırmayı planlayan Ahmet Ünal, geçen ay Van’da depremin meydana gelmesi ve çoğu binanın yıkılması üzerine evini Çelik konstrüksiyonlu olarak yaptırdı.

Almanya’da işçi olarak çalışan Ahmet Ünal, memleketi Konya’nın Akşehir İlçesi’ne bağlı Yeniköy’de yaşayan annesi Hatice Ünal için ev yaptırma kararı aldı. Ünal, Türkiye’ye tatile geldiğinde de kullanmayı düşündüğü evin inşaatına başlamayı planladığı sırada Van’da richter ölçeğine göre 7.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Bunun üzerine 2 katlı 160 metrekare olacak olan evi, depreme dayanıklı olması için Çelik konstrüksiyonlu olarak yapmayı istedi. Bunun için gerekli ruhtsatları alan Ünal, evin inşaatına başladı. Ünal, Almanya’ya döndüğü için inşaat çalışmasını yakından takip eden komşusu Hacı İbrahim Urhan, Temeli taş ve mucurla tesviye edilip beton atıldı. Ardından beton kolanlar yerine Çelik konstrüksiyonlu kolanlar kullanıldı. Yine birinci katın tavanına Çelik konstrüksiyon kullanıldı ve aralarına ‘beton pan’ olarak adlandırılan beton kalıpları yerleştirildi. İkinci katın tavanına aynı uygulama yapılıp, Çelik konstrüksiyondan çatı yapıldı. İnşaat şu an devam ediyor. Yapılan incelemelerde yetkililer, evin 7 ve 8 büyüklüğündeki depremlere dayanıklı olabileceği belirtti.

Urhan, inşaatın yaklaşık 120 bin TL’ye mal olacağını sözlerine ekledi.

TYÇD Üyeleri Van’da Otel Ve Ofis Binası Yapacak

Filed Under: Çelik Duvarlar    by: Melik Tonguç OKUMUŞ

Türk Yapısal Çelik Derneği üyeleri Van’da çelik taşıyıcı sistemli otel ve ofis binası inşaa edecek. TYÇD Başkanı Prof. Dr. Nesrin Yardımcı, çelik yapıların her bölgede, her tür zeminde ve iklim koşulunda hızla inşaa edilip kurulabildiğini söyledi.

Türk Yapısal Çelik Derneği (TYÇD) üyeleri Van’da çelik taşıyıcı sistemli okul, hastane, otel ve idare binası gibi kamu yapılarını inşaa etmek için harekete geçti.  Bilindiği gibi Van’ın en büyük iki oteli ikinci depremde tamamen yıkılmış, bir çok kişi enkaz altında kalmıştı. Yine ağır hasarlı bir çok okulun yanı sıra hastaneler de kullanılamaz hale gelmişti. Van’a her türlü desteği vermeye hazır olduklarını bir kez daha yineleyen TYÇD Başkanı Prof. Dr. Nesrin Yardımcı, “Gerektiği durumda bölgeye iş makinalarının sevk edilmesi, konteyner tipi ofis, sağlık merkezi veya konut temininin sağlanması, okul v.b. kamu binası olarak kullanılabilecek hafif çelik yapı (kısmen veya tamamen) inşaa edilmesi, çelik yapılarda kullanılabilecek malzeme desteği verilmesi, danışmanlık ve proje desteği sağlanması, çelik yapı taşıyıcı sistemleri temin edilmesi ve anahtar teslim yapılar inşaa edilmesi için üyelerimizle birlikte her türlü işbirliğine hazırır” dedi ve  kısa sürede bu taleplerin yerine getirilebileceğini açıkladı.
61781967 f75d 4087 a7db c3ef9d595408 TYÇD Üyeleri Van’da Otel Ve Ofis Binası Yapacak‘Yapılar elden geçirilsin’
Prof. Yardımcı,  “Türkiye’nin bir deprem ülkesi olmasına karşın, uzun yıllar ihmal edilen çeliğin devletin ilgili birimleri tarafından Van’da tercih edilmesi ülkemiz açısından çok önemli bir gelişmedir. Ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu hiç unutulmamalı ve bu gerçek göz önünde tutularak başta Van olmak üzere tüm Türkiye’de yapılar yeniden elden geçirilmeli. Her türlü mevsim şartlarında süratli yapım ve kurulum olanağı sağlayan depreme dayanıklı çelik yapılara ağırlık verilmeli. Kış doğu illerine ve Van’a erken geldi. Depremzedelerin biran önce günlük hayatlarına dönebilmeleri başlarını sokacak bir evle mümkün. Bu nedenle zayıf zeminlerde dahi hızlı, güvenli ve ekonomik yapı inşaatına olanak tanıyan çelik taşıyıcı sistemler Van’da da tercih edilmeli” diye konuştu.
Depreme hazırlık şart
Depremin yağmur gibi rüzgar gibi bir doğa olayı olduğunu, ondan korkmak yerine hazırlık yapmak gerektiğini belirten Prof. Yardımcı, “Bir yandan Van depremi için çalışmalarımız devam ederken, diğer taraftan İstanbul ve diğer bölgelerde olacak depremlere karşı hazırlıklara da hız verilmeli, kamu-üniversite-meslek örgütleri işbirliği ile hazırlanacak somut öneriler ve finansman modelleriyle gerçekçi çözümler üretilmeli, toplum çelik yapıların avantajlarından yararlandırılmalıdır. Türkiye’nin sahip olduğu bilgi birikimi ve teknik olanaklar bu önlemlerin alınması için yeterlidir. Halkımız, eli kolu bağlı bir sonraki depremde kaderini beklemekten kurtarılmalıdır” açıklamasında bulundu.